Bay Hyde

Tabii, dedi, zoolojik bir antropolojinin sana verdiği hayvanca bir insan telakkisi içindesin. Kabahat sende değil. Bütün şansını maddede arayan bugünkü ilmin, büyük idealistler müstesna, insana layık görmeye mahkum olduğu ahlak budur. Yıllarca seninle münakaşa ettik. Değişmedin. Bu ahlak sende vücut yapısı haline gelmiş. Daima midenin emrindesin.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
... Simeranya'da yalan tamamiyle lüzumsuz bir hale gelmiştir; anlaşılmıştır ki bu, tabiatın ve hayatın içindeki zıtlıkları barıştıramayan insanın bir görünüş ahengi yaratmak için kutuplardan birini örtmek ihtiyacıdır. Bu zıtlıklar ortadan kalkar veya uzaklaştırılırsa yalana lüzum kalmaz. Yani prensibinde kutuplaşma bulunan olmak dramına karşı aciz insanın elindeki geçici silah, yalandır.
İzah mükemmeldi. Gülümsedim. Dün gece bu nüansı niçin kaçırmıştım? İçimdeki muhalefetin oyunudur bu. Kalbe karşı bu muhalefetin akıldan veya gururdan geldiği sanılır. Bence bu, kalbin kendi kendine karşı müdafaasıdır. Sevgilide kaybolmamak için nefret sebepleri arar, bulamazsa yaratır. İşte böyle, kendi kendini aldattığını anlayınca da utanır ve ona daha çok bağlanır. Kendi yalanlarını affetmeyen kalbin kendine verdiği ceza.
Samim sen bu dünyaya fazlasın :D
"Dün gece az uyudum. Meseleyi halledebilmiş değilim. Sekiz ay derinleşmemizin ilk anlarında, tercih edilen renkleri konuşurken ben yeşili de söylemiştim. 'Ben de bayılırım yeşile, ' demişti. Dün bindiğimiz taksi yeni ve güzeldi. 'Rengi yeşil olmasaydı...' dedi. Mordan nefretimi de hatırlaması lazımdı. Sordum: 'Mor olsaydı daha mı iyiydi?' Tereddütsüz cevap verdi: 'Tabii...' "Ya sekiz ay evvel yalan söylemişti: His birliği aldanışı vermek için. Ya dün yalan söylemişti: His kopuşu azabı vermek için. Yahut da hakikaten değişmişti. Birinci ve ikinci ihtimal: Fettanlık. Üçüncü ihtimal: İsyan. Dördüncü bir ihtimal yok. Hepsi fena. Bütün aşk, önünde beni aptallaştıran bir seraba dönüyor. Zekamın istikametinden gururuma sapladığı bu bıçağın acısı beni uyutmadı.