elimizde tutamadığımız, sahip olamadığımız, bizi sallantıda bırakan bildik sevinçlerle aynı türden bir sevinç değildi bu; aksine, sırtımı dayayabileceğim, enfes, dingin, kalıcı bir gerçeklikle donanmış, açıklanamaz, kesin ve güvenilir bir sevinçti.
..hayatımda ilk kez, zevklerimden onlara göre hareket etmem mantıklı olurmuş gibi söz edildiğini duyuyordum; ben o zamana kadar, zevklere karşı gelmeyi görev sanıyordum.
Erdemlerimiz, özgür, değişken, kullanımı daimi şekilde bize ait şeyler değildirler; zihnimizde erdemlerimiz, karşılaştığımızda kendilerini harekete geçirmeyi görev bildiğimiz olaylara öyle sımsıkı bağlanmıştır ki, karşımıza farklı nitelikte bir olay çıktığında gafil avlanır ve bu erdemlerimizi kullanabileceğimizi aklımıza bile getirmeyiz.
..ama aldığı darbeler, bir uçurumun kenarında, kötü bir pozisyonda doğan ve dengelerini koruyabilmek için geriye doğru büyümek zorunda kalan ağaçlar gibi doğrultup dikleştirmişti kendisini.