Mutlu ve huzurlu yaşıyoruz, ta ki bir şey bize biraz rahatsızlık ve acı verene, bütün yaşamların bir sonunun olduğunu fark edene kadar. Beni ben yapan şeylerin çoğu tamamen rastlantısal. Hedeflerim, amaçlarım benim değil, benden başka herkesin.
Sadece bir dakika için, dünyayı bir başkasının gözünden görmeye yetecek kadar, başka biri olmak istiyorum. Renkler aynı mı görünüyor, acı aynı etkiyi mi yapıyor, kelimeler aynı anlama mı geliyor, bilmek istiyorum. Hayatımın ne kadarının, sadece içinde yaşadığım bir hayalden ibaret olduğunu bilmek istiyorum. Belki oradaki, zihnimin ötesindeki, benim kendi yaşamımdan tamamen farklı, başka bir gerçekliktir. Sadece ötekilerin yaşayabildiği. Eğer sadece bir dakikalığına, bir başkası olabilseydim, çok şey öğrenirdim.
Evet, bir problemim var; eğer öyle nitelendirmek istiyorsan. Bütün bitkiler, hayvanlar insanlar ve kayalar yok olduğu zaman, geride ne kalacağını merak ediyorum. Rengi, şekli, boyutu, dokuyu, kokuyu çıkardığın zaman, geride ne kalır? İsimlendirdiğiniz her şey yok olduğu ve hayatımızdan çıkarıldığı zaman, ne kalır geriye? Benden geriye ne kalır?
Her zaman, aynı şeyi, aynı ışıkla arıyor ve aynı çözümü buluyorsunuz; bu koltukta kim oturursa otursun. Sadece tek bir senaryo bilen bir oyuncu gibisiniz.