Yan masadaki adam "Özgürlüğümüz fiiliyat özgürlüğü değil, çene çalma ve hayal kurma özgürlüğü" diyor. Sanırım sorunu ben de hissediyorum, içimden adama hak veriyorum ama hak verdiğimi gizlemek zorundayım.
İnsanların (benim) günün sadece ilk yarısı için yeterli güce sahip olduklarının ayrımına varıyorum. Elimden gelse "Yarım Gün Yaşam" projesini hayata geçirirdim. Günün ikinci yarısında ilk yarısının yorgunluğunu giderme hakkı olmalı her insanın.
İpe sapa gelmez bilim dallarında, gereğinden çok daha uzun süren öğrenimlerinden sonra bu alanlarda doktora yapmaya karar veren benim gibi binlerce gereksiz uzman olduğunu idrak etmesini sağlamak için defalarca uğraştığım halde doktor ünvanım Traudel'in gözlerini kamaştırıyor.
İlişkilerde gittikçe artan bu esarete bağlılık deniyor. Anlaşmazlıklarını çözemeyen insanlar, anlaşmazlıklarını yüzleşilmemiş bir tür metafizik çaresizlik olarak omuzlarında taşırlar.