Asıl olumlu olabilecek yanımızı da, yıllar yılı, olumsuz yanımızdır diye dizginleyip dururuz. Oysa (belki) çıkış yolunu gösterebilecek yanımızdır (olabilirdi) bu...
Hep, olmamız gerektiğini düşündüğümüz kendimiz ile — hep biraz “şaşarak” — olmakta olduğumuzu gördüğümüz kendimiz arasındaki aykırılık, sanki, orası burası delik bir şemsiyeyle sağanak altına çıkmışız gibi bir etki bırakır üzerimizde.
sanki karanlıkta sezinledik aydınlığın başladığı yeri–
şimdi kurduk sanki geceyi gündüzle,
şimdi kuruttuk sanki gündüzü geceyle–
aydınlığın karanlığında görür gözlerimiz.