E.Y.

Pip eski dostum, yaşam dediğin şey pek çok vedanın birbirine lehimlenmesinden oluşur. İnsanlar da türlü türlü­dür; kimisi demircidir, kimisi kalaycı, kimisi kuyumcu, ki­misi de bakırcı. Bu insanların arasında bir ayrımın olması kaçınılmazdır; bunu bu şekilde kabul etmek gerekir. Şayet bugün burada bir kusur işlenmişse, o kusur bana aittir. Seninle ben Londra'da bir arada olamayız; ancak baş başa, ikimizin de bildiği bir yerde ya da dostlarımızla beraberken bir araya gelebiliriz. Beni bir daha asla bu kıyafetlerin için­ de görmeyeceksin; inan gururum incindiği için değil, doğru olanı yapmak istediğim için. Bu kıyafetler bana göre değil. Demirci ocağının, bizim mutfağın ya da köyümüzün batak­lığının ötesindeki yerler bana göre değil. Beni demirci kıya­fetimle, elimde çekicimle hatta pipomla hayal ettiğinde emi­nim kusurlarımın çoğunu mazur görürsün. Şayet bir gün beni görmek istersen gelip demirci ocağının penceresinden içeri bak; orada, o eski örsün başında, üzerinde eski, yanık önlüğüyle her zamanki gibi işini yapan demirci Joe'yu göre­ ceksin; işte belki o zaman kusurlarımı mazur görürsün.
Sayfa 322·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Zaten yaşamımız boyunca en büyük zaaflarımız, en nefret ettiği­miz insanlar yüzünden açığa çıkar, keza yaptığımız en büyük kötülüklere onlar vesile olur.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Edebiyat
İş yaşamıyla özel ya­şam birbirinden farklı şeylerdir. Yazıhaneye gittiğimde ka­leyi arkamda bırakırım; kaleye geldiğimdeyse yazıhaneyi arkamda bırakırım.
Sayfa 299·Kitabı okudu
Edebiyat
Tanrı biliyor ya, gözyaşlarımızdan utanmamıza hiç gerek yoktur; gözyaşları, katılaşmış yüreklerimizi kaplayan kirin pasın üzerine yağan bir yağmurdur.
Sayfa 227·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne var ki patronunun karşımda el pençe divan durduğunu gören ço­cuğun da karşımda iki büklüm olduğunu gördüm ve böy­lelikle, paranın o muazzam gücünü ilk kez o an deneyimlemiş oldum.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam