Fadime KAYA ERDEM

Puan vermedi·517 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 23:41
Martin Eden'i hiç sıkılmadan bir çırpıda okudum ve kesinlikle tekrar okumayı planladığım kitaplar arasina girdi. Kitapta, daha doğrusu Martin Eden de o kadar kendimden bir şeyler buldum ki. Kendimde ve bir çoğumuzda eksik olan şeylerden ( cesaret, azim, tutku, fedakarlık, güç, özfarkındalık, kendine olan inancı umudu vs) onda fazlasıyla olması, bende büyük bir hayranlık uyandırdı. Benim de üzerinde bir çok kereler düşündüğüm, geldiğin yerdekilerle arandaki zihinsel mesafenin açılması, varmaya çalıştığın yerdekilerin seni hayal kırıklığına uğratması, iki yere de ait olamayış, kaybolmuş hissediş ve yalnızlık...Martin Eden'in en çok da anlaşılamamış hissetmesi, insanlardan beklentisinin çok düşmesi, kimsenin kendini olduğu gibi sevmediğini ve toplumdaki genel yargıya göre ona değer biçmelerine duyduğu öfke. Hepsini sanki Martin'le beraber yaşamışım gibi çok iyi anlayabiliyorum. Şimdikilerin diline pelesenk ettiği bir kavram var "farkındalığı yüksek bireylerin yalnızlaşması". Martin Eden bunun vücut bulmuş hali. buradan sonrası spoiler icerir! Kitabın sonlarına doğru eski arkadaşlarıyla karşılaştığı ve hiç okumaya başlamasa, eski haliyle yaşasa ne kadar mutlu olabileceğini tahayyül etmeye çalışması... 'Cahillik mutluluk mu?'yu sorgulaması. Ve git gide onun depresyona doğru ilerleyişi. Sonunda da intihar edişi. Hiç uzak değil. Bu kelimenin tam manasıyla 'çiğ'liği sindirmeye çalışmayıp reddedişi. Yaşamayı reddedişi... Beni çok ürküttü, çünkü farklı farklı olaylarda maruz kaldığımız bu insanlığın en çirkin tarafı, sıglığı, çiğliği varoluşumuzu çok sorgulatabiliyor. Onun gibi toplumun, sürünün tersine kürek çekmekte de usta değiliz. Bu yüzden, kitap başka bir sekilde bitemezdi. Dibine kadar bizim de Martin'le hissettigimiz bir major depresyon ve kacinilmaz son... Ruth'a
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2020 15:12
Bu kitaba başladığımda daha önce niye okumamış olduğumu düşünmeden edemedim. Devlet ve dünya düzeni hatta belki dini değerlerle ilgili dayatılan doğruların ne kadar doğru olduğunu sorgulayan sorgulatan ve belki hepimizin aklından zaman zaman geçen düşünceleri daha sistematik bir şekilde ele alan bir kitap olmuş. Yazar bunu ütopik bir dünya üzerinden anlatmış. Ama günümüze bakıldığında çok da ütopik olmadığı söylenebilir. Kitabın Içinde parti sözcüğü geçtiğini gören insanlar bu kitabı siyasi bir kitap sanabilir ama bence öyle değil. Yani sizi siyasi olarak bir noktaya yönlendirmeye çalışmıyor, objektif bir biçimde düzeni eleştiriyor. Kitabı beğenmekle birlikte okurken rahatsız edici bir hisse kapıldım, aynı hissi kafka dönüşüm ü okurken de yaşamıştım. Bunda kitabın, insanın tek başına kendi düşüncesiyle kısa vadede bir seyleri degistiremeyecegini, bazı şeylerin kaderini sadece senin değil içinde bulunduğun toplumun belirlemesi gerçeğini farkettirmesinin payı var. Kafka dönüşüm le özdeşleştirmemin nedeni ise insan olarak ne kadar aciz olduğumu butun cıplaklığıyla yüzüme vurması oldu. Ve yer yer işkence içeren bölümlerin de bunda payı var. Sonuç olarak bakış açısını genişleten bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okunmalı. Herkes zevk almayabilir belki ama az buçuk bir şeyleri sorgulayan herkesin beğenecegini düşünüyorum.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma