Yıllar önceydi; bir yabancı misafirime İstanbul’u gezdiriyorum.
Neredeyse her gördüğü yazıyı soruyor mübarek! Derken bir taşıtın arkasında yazan “Şoförler de sever”i sormaz mı!
Gel de tercüme et.
Tamam, “Drivers also love” diyorum, “Everybody can loves, drivers too” falan diyorum ama anlamıyor. Diyor ki, “Elbette insan olan herkes birini sevebilir, bunda ilginç olan bir şey yok ki! Niye şoförler diye özellikle vurguluyor?”
Türkiye’nin sosyolojik, antropolojik, epistemolojik, ontolojik ve bilumum “jik”lerinden söz ederken yarım saat canım çıkmıştı. Gene de anladı mı hala emin değilim.
Allahtan, o ara yanımızdan geçen bir kamyonun arkasında yazan "Gönlünde yer yoksa ayakta da giderim" yazısı gözüne çarpmadı.
Onu da sorsa, düşüp bayılırdım artık.
Kelimeler bazen kelimelerden fazlasıdır!
M. Emin KAZANCI