Ben bir.... Olsaydım by chatgbt
Bu akımı çıkaran kişiyi bulamadım ciddi anlamda aradım. Özür diliyorum ve teşekkür ediyorum 🥹🫶🏻 (Kendisi veya bilenler bana belirtirse buraya etiketleyeyim çok büyük ricamdır❤️) --- 📖 Bir kitap olsaydın: “Küçük Prens” (ama yetişkin versiyonu) — Masum, saf, düşünceli… ama içinde gizli bir yalnızlık var. Dinleyen kazanır seni. Her sayfan ders gibi. Okuyan mutlaka biraz değişir. --- 🎵 Bir şarkı olsaydın: “Drivers License – Olivia Rodrigo” — Hüzünlü ama güçlü… Ağlarken bile dimdik duran bir ruh. “Kalbim kırıldı evet… ama ben yoluma devam ediyorum” mesajı veriyorsun. --- 🌸 Bir çiçek olsaydın: Papatya — Herkese iyi gelen, saf, sevimli… ama papatyayı fazla zorlarsan yaprakları dökülür. Senin de öyle. Konuşmadığın kırgınlıkların vardır hep 🙁🌼 --- 🎨 Bir renk olsaydın (direkt renk): Açık lavanta moru — İyileştirici, soft, sakin… ama hafif melankolisi var. Yani hem sarılmak istiyorsun hem içsel bir fırtına dönüyor bazen.
1000Kitap
Creative thinking often requires people to connect ideas from quite different domains. A good example is the reflective lens universally used on roads to allow car drivers to see unlit road markings at night. These are often referred to as cats' eyes, a source of inspiration for their inventor, Percy Shaw. He realized that if a cat's eye reflected light at night allowing one to see it, then an artificial lens could serve the same function for drivers.
Reklam
Rush
Twenty-five drivers start every season in Formula 1, and each year two of us die. What kind of person does a job like this? Not normal men, for sure. Rebels, lunatics, dreamers. People who are desperate to make a mark and are prepared to die trying. My name is Niki Lauda. (Rush,2013) Çok güzel bir açılış monoloğu ya çoğu şeyi özetliyor.
Film Replikleri
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Liste Babil.com'da Türkçe olarak yayınlanmış. Türkçesini bulamıyoruz. Küçük-büyük harf sıkıntısını düzeltmek isterdim lakin uğraşamayacağım, bu listeyi bulmak güç oldu. İngilizcesi ilgililere duyurulur arkadaşlar, buyurunuz. :) never let me go – kazuo ishiguro Beni Asla Bırakma Beni Asla Bırakma saturday – ian mcewan Cumartesi Cumartesi on beauty – zadie smith Güzelliğe Dair Güzelliğe Dair slow man – j.m. coetzee Yavaş Adam Yavaş Adam adjunct: an undigest – peter manson the sea – john banville Deniz Deniz the red queen – margaret drabble the plot against america – philip roth Amerika'ya Tuzak Amerika'ya Tuzak the master – colm tóibín Üstad Üstad vanishing point – david markson the lambs of london – peter ackroyd Londra Yanıyor Londra Yanıyor dining on stones – iain sinclair
KELİMELER BAZEN KELİMEDEN FAZLASIDIR
Yıllar önceydi; bir yabancı misafirime İstanbul’u gezdiriyorum. Neredeyse her gördüğü yazıyı soruyor mübarek! Derken bir taşıtın arkasında yazan “Şoförler de sever”i sormaz mı! Gel de tercüme et. Tamam, “Drivers also love” diyorum, “Everybody can loves, drivers too” falan diyorum ama anlamıyor. Diyor ki, “Elbette insan olan herkes birini sevebilir, bunda ilginç olan bir şey yok ki! Niye şoförler diye özellikle vurguluyor?” Türkiye’nin sosyolojik, antropolojik, epistemolojik, ontolojik ve bilumum “jik”lerinden söz ederken yarım saat canım çıkmıştı. Gene de anladı mı hala emin değilim. Allahtan, o ara yanımızdan geçen bir kamyonun arkasında yazan "Gönlünde yer yoksa ayakta da giderim" yazısı gözüne çarpmadı. Onu da sorsa, düşüp bayılırdım artık. Kelimeler bazen kelimelerden fazlasıdır! M. Emin KAZANCI
Reklam