Saatin tıkırtılarına, akrep, yelkovan ve saniye ibresinin devinimine, rakamların fosforlu ışığına rağmen randevuların hiçbirine gitmemek ve yine de mahrum edilmemek yeni randevu saatlerinden.
Nesnelerin ve şekillerin hapsedildiği efsanevi bir hapishanenin gardiyanı olarak ölmek istemiyordum. Düşünebiliyor musunuz kaçmasınlar diye başlarında bekliyorum.
Yeniden görüyorum
Fakat gözler yetmiyor bunun için. Varlıkların heyecanını duymadan gerçekten görebilmek mümkün değil. Elleriyle de görebilir insan yeter ki dokunduğu varlığın kalp atışlarını duysun