Bir mısra için insan kuşların nasıl uçtuğunu hissetmelidir. İnsan… İnsan… Küçük… Küçük çiçeklerin sabahları hangi kımıldanışlarla açtığını bilmelidir. Ve insan, meçhul, meçhul… Meçhul semtlerdeki yolları, beklenmedik tesadüfleri ve uzun zamandır gelmekte olduğu görülenleri düşünebilmelidir: hâlâ anlaşılmamış çocukluk günlerini…
Bizim ebedi kalmaya namzet tarafımız, herkese, her şeye, her zamana, her mekâna şâmil ve Allah’a bağlı olan bu “şuurüstü” ruh bölgemizdir. Onu geliştirdiğimiz nisbette yalnızlık dramımızdan kurtuluruz.