Türkiye’de işsizlik var, kriz var, devlet şöyle şartlar böyle. Nerede bu devlet?
Bırakın Allah aşkına! Bu ülkede herkes işini o kadar kötü yapıyor ki doğru dürüst yapıp da başarılı olmama ihtimaliniz yok.
Mutluluğun, sahip olduğunuz gömleklerle ilgisi olmadığını fark ettiğiniz gün, her şey sizin için harika olacak.
Kıskançlığım, gerçekte yapmak istediğim ama yapacak cesareti bulamadığım şeyle ilgili korkuyu maskeliyordu.
Kıskançlık her zaman korku maskeler. İstediğimizi elde edememe korkusu. Bizim hakkımız olan ama korkudan dolayı erişemediğimiz şeyi yapan birisini görmenin bozulmuşluk hissi. Kıskançlık temel olarak cimri bir duygudur. Evrenin bereketine ve çeşitliliğine izin vermez. Kıskançlık sadece bir kişiye yer olduğunu söyler. Bir şair, bir ressam, bir ne olmayı düşünüyorsanız. Hayallerimiz doğrultusunda hareket ettiğimizde hepimize yer olduğu gerçeği ortaya çıkar. Ama kıskançlığın görüşü dar bir boğaz gibidir. Olayları bütün içinde görmemizi engeller. Diğer seçeneklerin farkına varma yetimizi kısıtlar. Kıskançlığın bize söylediği en büyük yalan kıskançlığın tek yolu olduğudur. Ve kıskançlık özgürlüğümüzün anahtarı olan eylem isteğinden bizi mahrum eder.
Cesaretiniz olduğunda risk alabilecek, şefkatli olma gücünü ve alçakgönüllü olma bilgeliğini elde edeceksiniz. Cesaret, dürüstlüğün temelidir. 
Keshavan Nair.