Her yaratıcı kişinin yaratıcılığı tıkamak için çeşitli yolları vardır. Her birimiz kendimiz için özellikle zehirli ve tıkanmakta etkili bir iki yol seçeriz. Bazı insanlar için yiyecek bir yaratıcılık konusudur. Bu insanlar şeker veya yağ veya bazı karbonhidratları yiyerek durgunlaşırlar. Yorgundurlar. Hiçbir şeye yoğunlaşamazlar. Kısacası yaşamları bulanıklaşır. Bu insanlar yiyeceği, enerjiyi ve değişimi tıkamak için kullanırlar. Bir yerlere doğru çok hızlı gittiklerini ve dağılacaklarını hissederler ve hemen yiyeceğe uzanırlar. Koca bir kase dondurma, gece boyu hazır yiyecekler. Aniden sistemleri tıkanır : “Ben şimdi ne düşünüyordum? Ne? Amaaaan, boşver.”
Öfkemizi, benlik hakkında bildirimlerde bulunmak üzere kullandığımızda güçlü bir konuma gelmiş oluruz; çünkü kimse bizim duygu ya da düşüncelerimizi tartışamaz. Bunu yapmaya kalkışabilirler belki, ama karşılık olarak onlara kendimizi savunmak için mantıklı açımlamalar sunmamız gerekmez. Bunun yerine, şöyle diyebiliriz: “Bu sana delice ya da mantıksız görünebilir, ama ben bu durumu böyle görüyorum.”
Akıl karışması, söyleyecek söz bulamama ve kendini yeterince akıllı hissetmeme, kadınların kendi adlarına mücadele verirken yaşadıkları yaygın tepkilerdir. Sadece öfkeden ve kavgadan korkmayı öğrenmekten öte, böyle bir şeyi yapmanın farklılığımızı açığa çıkaracağını, diğer insanı huzursuz edeceğini ya da yalnız kalmamıza yol açacağını düşündüğümüz durumlarda, kesin sorular sormaktan ya da açık sözler söylemekten kaçınırız.