Şu an için sadece bu ilk “Beyin D”sini aklınızda tutun: Bir çocuğun beyni değişir ve gelişir, bu yüzden beklentilerimizi azaltıp duygusal ve davranışsal mücadelelerin normal olduğunu anlamamız gerekir. Tabii ki saygılı davranmayı öğretmeye ve böyle davranmalarını beklemeye devam etmeliyiz. Ancak bunu yaparken değişen ve gelişen beyni her zaman aklımızda tutmamız gerekir. Bu temel gerçeği anlayıp kabul ettiğimizde yönlendirmemiz gereken herhangi bir davranışla uğraşırken çocuğu ve ilişkiyi onurlandıracak şekilde yanıt verebileceğiz.
Yani beynin hâlâ değişip geliştiğini idrak etmemiz bizi çocuklarımızı daha fazla anlayış ve şefkatle dinleyebildiğimiz, neden üzgün olduklarını ve kendilerini kontrol etmede zorlandıklarını tamamen anladığımız bir noktaya taşıyabilir. Çocuklarımızın tam gelişmiş, mükemmel biçimde işleyen beyinlerini kullanarak karar verdiklerini ve dünyayı bizim gibi görebildiklerini düşünmek sadece haksızlıktır.
Beyinle ilgili bilgi sahibi olduğumuzda, yaşam döngüsü boyunca sağlam ve sağlıklı beyin gelişimini destekleyecek şekilde zihnimizi (nasıl dikkat kesildiğimizi, düşündüğümüzü, hissettiğimizi ve başkalarıyla iletişim kurduğumuzu) yönlendirebiliriz.