Dostluktan, değerler sisteminden, ahlaktan, can için yalvarmamaktan söz eden eski türküler, toprak, aile, din, yurt kokan esintiler uyandırıyordu sürgünlerde.
…. hiç kimsenin toprağından tamamen kopmasına imkan yoktu. Ağaçlar, bitkiler gibi o toprağa dikilmiştik. Sürgünün en kötü yanı da buydu. Doğaya aykırıydı sürgün. Bu yüzden hepimiz perişan olmaya yazgılıydık. ‘Mutlu sürgün yoktu ve olamazdı’