Açlık beni canlandırır
Yanlış beni büyüler
Küçümseme öcümü alır
Yola çıkış beni keyiflendirir
Varış beni yeniden canlandırır
Atmak beni özgürleştirir
Söylemek beni bağlar
Dinlemek bana öğretir
Susmak beni yatıştırır
Bilmemek bana zarar verir
Durmak benim için yararsızdır
Şarkı söylemek beni açar
Nefret beni uzaklaştırır
İç sıkıntısı beni harekete geçirir
Haber bana destek olur
İspiyoncu beni korkutur
Yıkmak beni hafifletir
Varmak beni değiştirir
Hoşa gitmenin değil kendini konumlandırmanın sanatı olan edilginliğin değerini küçümserdin. Doğru zamanda doğru yerde olmak, iç karartıcı yerlerde geçirilecek kötü anların uzun sıkıntısının kabullenilmesini gerektirir. Sabırsızlığın, sıkılarak başarıya ulaşma sanatından yoksun bırakmıştı seni.
Olayların ayrışımında, başlangıç, gerçekleşme, sona erme arasından, başlangıcı yeğlerdin, çünkü orada arzu hazza üstün geliyordu.
Başlangıçta, olaylar sona ermenin yitirmelerine yol açtığı gizilgücü korurlar. Arzu gerçekleşmediği sürece uzar. Hazza gelince, o arzunun ölümüne, çok geçmeden de hazzınkine işaret eder. Ne tuhaf, başlangıçları severken, kendini öldürdün: İntihar bir sondur. Acaba bir başlangıç olduğunu mu düşünüyordun?
Ölüm eğretilemeleri seni kaygılandırıyordu kaygılandırmasına ama onun gösterilerini reddetmezdin. Eğretilemeler yaşamı sevmek için, karşıtının anımsanmasıyla aşılması gereken deneyimlerdi.