Ona aşıksın ama bu aşk sana ait. Seni bağlar. Aşkını reddetse bile bunu değiştiremez. Sadece bundan faydalanamaz hepsi bu. Senin sunduğun Momo, her zaman için senindir; gizlediğin ise sonsuza dek kayıptır!
Büyük Kaburg Oteli'nin girişine geldiğimizde kendimi tutamadım, ağlamaya başladım. İki saat, üç saat boyunca ağladım, kendime hakim olamıyordum.
Mösyö İbrahim ağlayışımı izliyordu. Sabırla konuşmamı beldiyordu. Sonunda hıçkırıklarıma bir nokta koyabil miştim:
- Burası harika bir yer Mösyö İbrahim, çok çok güzel bir yer. Burası bana göre değil, ben bunu hak etmiyorum.
Sevilebileceğimi kendime ispatlamam gerekiyordu, bütün dünyaya bunu öğretmem gerekiyordu. Diğerleri, bana katlanmak zorunda olan birkaç kişinin, ailemin, kaçmayı tercih ettiğini keşfetmeden önce bunu yapmam gerekiyordu.
Kuşkusuz, terk edildiğimi kabul ettim. İki kere terk edilmiştim; biri annem tarafından, doğduğumda, diğeri babam tarafından, büyüdüğümde. Bu bilinse, kimse bana şans vermezdi.