Bu biraz zor, biraz acı, çokça sancı.
Bu Tanrı'nın bir sınavı değil, azabı.
Bu çıkmazı olmayan bir ölüm labirenti.
Gökyüzünün bereketi değil, yüzüne tükürdüğü kan.
Bu biraz acı, biraz daha acı ve çok daha acı.
Açık yaranla girdiğin deniz, sigaranın elinde sönmesi.
Günbatımında çalan o şarkı, içtiğin nefret, kustuğun aşk.
Bu dikenli tellere ektiğin çiçek, içine çektiğin kimsesizlik.
Yanardağ içinde bağıra çağıra patlayan kozalak ve onu duymayan herkes.
Bu biraz ölüm, her şeyi içine alan ölüm, kimsenin bilmediği ölüm.
Bu acı hiç durmadan akan bir akarsu, sönmeyen orman yangını, bitmeyen çilem.
Bu acı, vahiyi getirmeyen Cebrail, sûra üflemeyen İsrafil, esmeyi unutan Mikail.
Bu acı öldürmeye kıyamayan Azrail.
Bu acı seni unutan ben, beni unutan sen.