Bilmediğim bir durakta, bildiğim ama o duraktan geçip geçmediğini bilmediğim otobüsü beklemek gibi bir şey bu.
Durağı terk edip yürümeyi seçtim ama diğer yandan da arkamı kolaçan ediyorum gelirse koşup yetişeceğim ona, gelmezse bakmaya devam edeceğim.
Gelmemesi sorun değil, asıl sorun geldiğinde ona yetişebilecek kadar yakın bir mesafede olmam.
Gelmezse onu suçlamam ama gelir de ben yetişemezsem kendimi suçlarım.
Yürüyorum ama ayaklarım durağa koşmak istiyor, aklım otobüste, gözümse yolda
ve bir gün kafamı önüme çevirip ileriye bakmaya başlıyorum, otobüs yanımdan geçiyor.
Hikâyem bitiyor.