6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 64. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 09:10
"beni öldürdüler wene hala" evet, santiago nasar'ı öldürdüler. ilgili-ilgisiz herkesin bir şekilde haberdar olduğu, ama en yakınlarının ve kendisinin bilmediği bir cinayete kurban gitti genç adam. onu öldüren aslında kokuşmuş gelenekler, sürüp giden, nesilden nesile aktarılan boş inanışlar, vurumduymazlık ve çokça "küçüklük"tü. küçük dünyalar, küçük hesaplar, küçük umutlar, küçük duygular, küçük şehirler... büyük başın derdi büyük olur derler ya, küçük şehrin de insana yaşattıkları büyük oluyor. herkesin birbirini tanıdığı, tanımak ne kelime, ciğerini bildiği, bunun getirdiği kirli hesaplar ve yakıştırmalar, iftiralar ve sonunda göstere göstere gelen saçma mı saçma bir ölüm... suçlu, iflah olmaz bir kara cahillik üretim merkezleri olan küçük şehirler... durmadan kendini doğuran, her nesilde kendini tekrarlayan, küçük hesapların hayat bulduğu o küçük ve kokuşmuş şehirler... santiago nasar eğer büyük bir şehirde yaşıyor olsa ölmezdi. bunun sebebi tanışlardan örülü bir çevrede yaşamıyor olmanın getirdiği savunma mekanizmaları ve dedikodu ağının olmayışıdır. başta paradox gibi gelebilir ama, bu açıdan büyüşehirler her zaman daha güvenlidir. nokta. gelelim öyküye...spoiler vermek pahasına da olsa öyküye dair bir şeyler söylemek isterim. yazarın da büyük bir oranda eleştirdiği ve bize yer yer hatırlattığı gibi, genel bir insan çürümüşlüğü var. "santiago nasar'ın çıkmayan kokusu" göndermesi boşa değil. öyle bir toplum düşünün ki, yöneticisinden esnafına, din adamından fahişesine varana kadar herkes leş halde. bencillik, nemelazımcılık, vurdumduymazlık, boşvermişlik gırla. buna rağmen kutsallık sosuna bulanmış davranışlar sergilemek de cabası. dinsel ahlakın çürüttüğü kalpler hepsi. her türlü gericilik ve hurafenin atbaşı yarıştığı bir toplumdan erdemli bir davranış
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
“BENİ ÖLDÜRDÜLER WENE HALA”
10/10
·112 syf.··
2024 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2024 18:09
Dikkat Spoiler içerir. Kitap da zaten olacakları, ölücek kişiyi en başından biliyorsunuz.İsimleri yazarak bir inceleme yazacağım. Bundan dolayı ben de biraz daha spoiler verebilirim, Santiago Nasar… Angelo Vicario… Bayorda San Roman…Pedro- Pablo Vicario ikizler… Cristo Bedoya…Clitelde Armanto…Peder Carmen Amador… Flor miguel… Don lâzora Aponte…Luis Santiga… Puro Vicario… Pancio Vicario… Maria Alejandrina Cervantes…Alberto Simonds… General Petrina San Roman… Luis Enrique…Faustina Santos…Divina Flor…Victoria Guzman… Margot.. Jaime..Suseme Abdala… Polo corilla… Nair Niguel… Pancho Loneo..Armeginodo… Wenefrida Marquez… Hortensia Baute….Prodencia Cotes… Sara Niego.. Celesto Dangond… Yamil shaium…Escolastia Cisneros…Mercedes Barcho… Dul Xius… Dianisia Iguran… Ve ismi geçmeyen tüm kasaba Halkı… Hikayenin Sonunda Santiago Nasar’ın Son sözleri “BENİ ÖLDÜRDÜLER WANE HALA”… Yürek burkan bir hikaye… Yukarıda ki ismi geçen hemen herkes Nasar’ın öldürüleceğini biliyordu ancak kimi sessiz, kimi ise çaresiz kaldı.Nasar’ın işlediği suça dair hiç bir kanıt yokken, herkes inanıvermişti Nasar’ın işlediği suça. Neden? Neden herkes bildiği halde sustu? Neden çaresiz kalındı? Mesele NAMUS olduğu için miydi? Kader ,herkesi görünmez mı kıldı? Kasaba halkının çok büyük bir çoğunluğu için ortada tek bir kurban vardı, o da Bayorda San Roman’dı. Trajedinin öteki kahramanlarının hayatın kendilerine uygun gördüğü rolleri ağırbaşlılıkla , birazda soylulukla oynadıkları kanısandıydılar. Santiago Nasar yaptığı kötülüğün kefaretini ödemiş, Vicario kardeşler erkekliğini kanıtlamışlardı… Nasar’ı öldüren toplumun, kasabadaki herkesin ortak bir çabasıydı aslında. Vicario kardeşler sadece öldüren bıçağın kendisiydi ancak bıçağı saplayan onlar değil, halkın ortak davranışıydı…  Beni derinden sarsan
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·112 syf.··
2024 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 01:17
Bir yazarla daha ilk tanışma.. Zorlayıcı bir anlatımı var evet bunu kabul etmek gerek, ki “Kırmızı Pazartesi” en kolay okunabilen kitaplarından biriymiş, Marquez’in. Ama sevdim mi? Evet. Diğer kitaplarını da okur muyum? Evet Kitabın konusuna gelecek olursak; ister bir cinayet meselesi deyin, ister bir namus meselesi, isterseniz de kanıtlanmamış bir suç işlediği düşünülerek öldürülen bir genç… Asıl mesele koca bir kasabanın, cinayeti durdurmak için fırsatı varken, katiller bile neredeyse engellensinler diye uğraşırken, kimsenin hiçbir şey yapmaması. Yazarımız olayları o kadar detaylı anlatıyor ki; mesela otopsi anlatılırken kendinizi orada o kokunun, o vahşetin içinde hissediyorsunuz. Kitabın içinde bir de bir karakter vardı ki, beni ana konunun dışında hüzünlendiren biri oldu: Dul Xius Kısacası Marquez, tanıştığımıza memnun oldum Diğer kitaplarında görüşmek üzere
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Namus Belası
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 90. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 00:21
"Beni öldürdüler Wene Hala" Evet, Santiago Nasar'ı öldürdüler. İlgili-ilgisiz herkesin bir şekilde haberdar olduğu, ama en yakınlarının ve kendisinin bilmediği bir cinayete kurban gitti genç adam. Onu öldüren aslında kokuşmuş gelenekler, sürüp giden, nesilden nesile aktarılan boş inanışlar, vurumduymazlık ve çokça "küçüklük"tü. Küçük dünyalar, küçük hesaplar, küçük umutlar, küçük duygular, küçük şehirler... Büyük başın derdi büyük olur derler ya, küçük şehrin de insana yaşattıkları büyük oluyor. Herkesin birbirini tanıdığı, tanımak ne kelime, ciğerini bildiği, bunun getirdiği kirli hesaplar ve yakıştırmalar, iftiralar ve sonunda göstere göstere gelen saçma mı saçma bir ölüm... suçlu, iflah olmaz bir kara cahillik üretim merkezleri olan küçük şehirler... durmadan kendini doğuran, her nesilde kendini tekrarlayan, küçük hesapların hayat bulduğu o küçük ve kokuşmuş şehirler... Santiago Nasar eğer büyük bir şehirde yaşıyor olsa ölmezdi. Bunun sebebi tanışlardan örülü bir çevrede yaşamıyor olmanın getirdiği savunma mekanizmaları ve dedikodu ağının olmayışıdır. Başta paradox gibi gelebilir ama, bu açıdan büyüşehirler her zaman daha güvenlidir. Nokta. Gelelim öyküye...spoiler vermek pahasına da olsa öyküye dair bir şeyler söylemek isterim. Yazarın da büyük bir oranda eleştirdiği ve bize yer yer hatırlattığı gibi, genel bir insan çürümüşlüğü var. "Santiago Nasar'ın çıkmayan kokusu" göndermesi boşa değil. Öyle bir toplum düşünün ki, yöneticisinden esnafına, din adamından fahişesine varana kadar herkes leş halde. Bencillik, nemelazımcılık, vurdumduymazlık, boşvermişlik gırla. Buna rağmen kutsallık sosuna bulanmış davranışlar sergilemek de cabası. Dinsel ahlakın çürüttüğü kalpler hepsi. Her türlü gericilik ve hurafenin atbaşı yarıştığı bir toplumdan erdemli bir davranış
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
8/10
·112 syf.··
2015 247. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2015 09:15
Dul Xius'un dramı iki sayfalık muhteşem bir öyküdür bence. karakugublog.wordpress.com/2015/11/25/dul-...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma