Ama, beyazların ülkesinde, güneşin doğuşundan batışına kadar parasız hiçbir şey yapamazsın. Paran olmadı mı ne açlığını, susuzluğunu giderebilirsin ne de yatacak
bir döşek bulabilirsin.
Para uğruna mutluluklarını, vicdanlarını yitirenler; gülmekten,
onurundan, sevincinden, hatta karısından, çocuğundan
olanlar vardır. Çoğu, sağlığını bile bunun uğruna feda
eder. Yuvarlak metal ve ağır kâğıt uğruna.
Kimileri ormana, güneşe ve bol ışığa özlem duyar. Ama bunlara genellikle karşı çıkılması gereken hasta gözüyle bakılır. Eğer bir kimse bu taşlar arasındaki yaşamdan hoşnut değilse şöyle denir “ O anormal bir insan. “ Bu da aşağı yukarı şu anlama gelir “ Bu adam Tanrı’nın insanlar için neyi uygun gördüğünü bilmiyor!”