Güneşin doğuşuyla batışı arasında kullanmadığı hiçbir zaman kalmasa yine de yetmez Papalagi’ye.
Zaman, Papalagi’yi memnun edemez bir türlü. Büyük Ruha yakınır da yakınır, daha fazlasını vermedi diye.
Büyük Ruh’un “şeylerinden başka çok az “şey”e ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız. Büyük Ruh kendi “şey”lerini görebilmemiz için bize göz verdi. Üstelik bunların hepsini görmeye bir insan ömrü bile yetmez.
Ülkemizi iyi tanıyan bir adamın “Size çeşitli ihtiyaçlar yaratmalıyız” dediğini duymuştum. Yine “şey”leri kastediyordu. “O zaman siz de çalışmak için can atarsınız” diye devam ediyordu bu bilge adam. Ellerimizin gücünü “şey”ler üretmek için harcamamız gerektiğini söylemeye çalışıyordu. Sözde kendimiz için, ama öncelikle Papalagi için “şey”ler. Biz de yorgun, solgun ve iki büklüm olmalıymışız.
İnsanlar uzaklardan buralara gelip topraktan insanların yüceliklerinin, güzelliklerinin tadına varırlar. Papalagi’yi, kendisinin yitirdiği bu güzellikler karşısında ağlarken gördüm ben.