İlk acı değilsin, dedim. Son acı da olmayacağım, dedi. Sevmenin ötesini görmek istemiştim, dedim. Oradan geliyorsun, dedi. Sözcüklerden duvar örülmezmiş* dedim. Kurduğun konaklarda insanlar kendini seviyor, dedi. Yalnızlık hiç geçmiyor, dedim. Yazıyorsun ya, dedi.
Caddeler bu yükü nasıl kaldırır tanrım
Bu kalabalık fazla
Bu akşam fazla
Bu yağmur fazla
Odalar tanrım nasıl dayanır bu boşluğa Akşamlara kadar
Sabahlara kadar
Uzaklara kadar
İnsan sevgisiz tanrım nasıl yaşar
Bunca arzudan sonra
Bunca büyüden sonra
Bunca gözyaşından sonra
Zaman tanrım nasıl büyütür bizi
Güzellik olmasa
Yalnızlık olmasa
Unutmak olmasa
Ölümü insan nasıl kabul eder tanrım
Ağaçlar yaşarken
Bulutlar yaşarken
Çocuklar yaşarken
Büyük bir dingilliğe, neredeyse bir doygunluğa o onulmaz bedensel yitikliğe, o sessiz kesinliğe kavuşmuştu. Hiç kimse alamaz bizden artık bizde olmayanı; ancak bellek derinliklerinde saklar onu eksiksiz bir biçimde ve zaman zaman onu başkalarına uygular.
Ritsos