Aşkın fırsatlarının değeri bilinmediğinde, kalpte öyle bir delik açılırdı ki o fırsatı değerlendirememiş olmanın ıstırabı hayata yayılır, geri kalan her şeyi zamanla anlamsızlaştırırdı. Anlamsızlık içinde geçen bir hayata dönüşürdü, aşkı kaçırmış ya da feda etmişler için yaşam. Çünkü insanın canı her zaman yarasındaydı ve aşk eğer yaraya dönüşmüşse en büyük yaraydı.
Savaşlar görmüştü insanların birbirlerini öldürdüğü ama en büyük acımasızlık galiba birini unutmak zorunda olmaktı. Ondan kalbini kurtarmak için kalbine bulaşmış olduğu kısmı kesip atmak, gerekirse kalpsizleşmek lazımdı.