Ama demek ki eş olmak bir gereksinim, hep aynı kişiyle birlikte olmak, adının onunla birlikte anılması, aynı şeyleri düşünmek, aynı şeylerden hoşlanmak, tartışmak, güzellikleri, acıları paylaşmak bir gereksinim.
Gecelerden bir gece, sabaha karşı sıkıntı içinde uyanıp elimi yanımdaki boşlukta gezdirip, çarşafın üzerini hafifçe okşadığımda, yüreğime, beynime ve bedenime hak verdim. Evet bir şeyler eksik ve ben o eksiklikle yaş ayamıyorum, özgürlüğün bedeli yalnızlık olmamalı. Hiç kimseden, hiçbir şey beklememek, başını kimsenin omuzuna dayayıp ağlayamamak, kaskatı olmak, duygusuz görünmek... Bu mu, özgürlükbu mu olmalı?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşamımın hiçbir anını boşa geçirmedim. Hepsinden yararlandım, bir şeyler öğrendim. Şimdi yaptığım tüm yanlışları da görebiliyorum. Ama tümü de benim yanlışlarımdı, kimseye bir zararı dokunmadı onların. Birilerini incittimse de,
incitmek için yapmadım. İncineceksiniz, inciteceksiniz. Durmadan özveride bulunmak mutluluk sağlamıyor, ne bulunan için, ne de bulunulan için.
kız olduğumuz için üzüntü duyan, oğluna vereceklerini bizden esirgeyen, okumamız, adam olmamız için çaba harcamayan, erkekleri bir tabu olarak gösteren, bizi seven ama sevgi gösterilerini erkekliğine yediremeyen, bizi
hep aşka, sevgiye muhtaç kılan, erkeklerden durmadan sıcak kucaklamalar beklememize neden olan, her istediğini yapan ama anneme hiçbir hakkı tanımayan, açık plajlarda kendisi denize girerken, annemin bedenini başkaları görmesin diye, onu sımsıcak havada denize sokmayan, bu hakkı kendinde gören, ancak ölmesinden iki dakika önce bana canım kızım
diyen, beni hep bu söze muhtaç bırakan, farkında bile olmadan beni durmadan düşünmeye zorlayan, mantıksızlıkları görmeme neden olan, kimsenin öğretmediklerini kendi kendime öğrenebilmek için çırpınmamı sağlayan, baskıya karşı savaşım gücünü veren babamı düşünüyorum. Herkese, hepsine teşekkür ediyorum.
Güçlü olmalısınız. Bu tümce sık sık kullanılınca anlamını yitiriyor. Güçlü olmalısınız, kendi gücünüze inanmalı ama gerçekten güçlü olmak için çabalamalısımz. İnsanların içinde, kendinden güçsüz gördüğü birini ezmek, ona buyurmak, onu kendine hizmet ettirmek dürtüleri var, insanların tümünde bu var ve ne yazık ki bu güçsüzler ordusu, kendini güçsüz görenler kadınlar. O zaman neden onlara emirler yağdırmasınlar, neden uyarmasınlar, neden kendilerine hizmet ettirmesinler, neden birçok hakkı yalnız kendilerine
ait görmesinler? Biz izin vermemeliyiz buna. Eğer siz ilk buyurmada, ilk kısıtlamada, ilk tokatta hayır diyemezseniz, bunlar sürer gider. Ama kararlı bir hayır pek çok şeyin çözümü olacaktır. “Beni seviyorsan, istiyorsan bana buyurma, beni kendinden küçük görme, biz eşitiz, böyle görmüyorsan
giderim.” O zaman benimseyeceklerdir sizi ve kurallarınızı; inanın. Saygı göstereceklerdir ilkelerinize. Ama ilkeleriniz olmalı.