Ayçöreği
Kitap okuma alışkanlığımı kazandığım kitap serisi dersem bu kitabı ne kadar çok sevdiğimi anlatabilirim diye düşünüyorum :)
Emir karakteri benim hiçbir zaman unutamayacağım bir karakter. O her zaman benim için özel olacak. Ben en çok Emir’i sevmiş olsam da her karakter özenle hazırlanmış.
Sahra kendini bildi bileli en yakın arkadaşının
- Erva’nın- abisine - Ahmet’e- aşık bir genç kız. Kitabın ismini veren olay ise Ahmet’in Sahra ile olan ayçöreği anlaşması diyebiliriz. Şu âna kadar bahsettiğim tüm karakterler Çıkmaz adı verilen bir yerde yaşar. Oraya Çıkmaz denilmesinin nedeni kimsenin oradan ayrılamaması kimsenin orayı bırakıp gidememesi denilebilir.
Sahra senelerce aşkı ile büyüyüp üniversite zamanı gelene kadar yanıp tutuşur. Ve üniversite sınavından iyi bir sonuç alıp; doktor adayı olabilmek için bir yurda taşınır. Çıkmaz’dan ayrılır. Yurtta kaldığı odada 3 kızdırlar. Damla, Su ve Sahra :)
Çok iyi anlaşırlar.
Bir süre sonra gittiği üniversitenin geleneği olan sınavlardan önce yapılan bir parti düzenlenir. Parti Üniversitenin sahibinin oğlu Emir HANZADE’ye aittir. Sahra ilk başta partiye katılmak istemese de daha sonra bir nedenden dolayı kararını değiştirir ve partiye gider.
Ve o günden sonra her şey ama her şey değişir...
Eğer roman okumayı seviyorsanız Ayçöreği ve Elmalı Turta serisine bir şans verebilirsiniz. Pişman olmayacağınızdan eminim. Kime tavsiye ettiysem herkes çok beğendi. Zeynep Sahra’nın o muhteşem kaleminden çıkmış muhteşem bir kitap.
Zeynep Sahra
“Çok az spoiler içerir”
Yeşil Mürekkep
Sebahattin Ali’nin hayatı anlatılan bir kitap.
Akıcı bir dille yazılmış. Okuyucuyu asla sıkmıyor, akıyor ve bitiyor.
Bu kitaptan bir çıkarımım: Sabahattin Ali’nin ne güzel sevdiği. Evet bir sürü kadın sevdi ama hepsini güzel sevdi. Evlendi kız çocuğuna sahip oldu onu da çok güzel sevdi. Bazı dönemlerde eşi ve kızıyla farklı şehirlerde yaşadı ve onlara her an mektup yazdı. Kitabı okurken en çok mektuplardan keyif aldım. Ne güzel şeyler yazmış. Nasıl güzel cümleler kurmuştu öyle Sabahattin. Hayatı boyunca bir sürü konum değiştirdi; bir sürü arkadaş edindi. Bir çok dostu oldu dostu olduğu kadar düşmanı da oldu. Çok başı yandı yazdığı için. Yılmadı devam etti yazdı yazdı yazdı...
Bir çok yazarla kesişti yolu. Birçok şey öğrendi. Ve kendini geliştirebildiği kadar geliştirdi. Almanya’ya gitti Almanca öğrendi sırf güzel eserleri esas diliyle okuyabilmek için.
Bu güzel insanı tanımamızı sağladığı için Osman BALCIGİL’ e çok teşekkürler.
:)
Osman Balcıgil