“başka bir mutluluk daha var: dışarıda, şu çelik şerit, yani çağımızı yer yer kateden ve onu kupkuru, keskin uçlarıyla paralayan, yadsıyan müziğin kısıtlı süresi de var, başka bir zaman daha var.”
“canlanmaya, mutluluk duymaya başlıyorum. şaşılacak bir şey değil bu. bulantı’nın küçük bir mutluluğu: yapışkan bira birikintisinin, bizim çağımızın (eflatun askılar, çökük banklar çağının) dibinde uzayan mutluluk.”
“nakarat birazdan başlayacak: bilhassa bu nakaratı ve dik kayalıkların denize uzanışı gibi ansızın ortaya çıkışını seviyorum. henüz sıra cazın: melodi yok, notalar var yalnızca; binlerce küçük titreşim.”