“sonu gelmeyen çabaları içinde kalakalmışlar, inat ediyorlar. etraflarını saran mavi, kimi zaman tamamen kapatıyor onları. bir an gözden kaybediyorum.”
“bugüne kadar kafeler tek sığınağımdı. insanla dolup taştıkları, aydınlık oldukları için. onları da kaybettim. odamda, dört bir yandan çevrildiğimde nereye gideceğimi bilemeyeceğim artık.”
“topluluk içinde yaşayanlar kendilerini aynalarda, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa öyle görmeyi öğrenmişlerdir. benim arkadaşım yok. tenimin böyle çıplak olması acaba bu yüzden mi? buna insansız… evet insansız doğa denebilir.”