Gelmeyeceğini bile bile yazıyorum bunları Dildâde. Mutlu rolü oynuyorum bazen. Ki ne kadar oynayabiliyorum bilemem. Ama o da senin için. Belki gelirsin diye. Ben sesli gülemem Dildâde ama şimdilerde kahkaha atıyorum. Ne yabancı ne iğreti şey bu. Gelsen anlardın bir şeyler olduğunu. Belki kahkahamdan, belki gözlerimin bağırışından, belki de yüreğimin hıçkırarak ağlayışından. Anlardın işte... Hislerimi cümlelere dökemeyeceğimi bildiğinden anlayacak yer arardın belki de. Seni özlediğimi, gelmeni beklediğimi, yokluğunun ağır şey olduğunu söyledim "defalarca". Anlamak istemiyorsun belki de... Hoş böyle yokluğuna yazmak da güzel. Düşün be Dildâde yokluğun bile güzel ya varlığın nasıl olur bilmem. Gelmedin ki. Anlatsana biraz nasıl varlığın, sevgin, bakışın... Sen anlat biraz, ben de dinleyeyim. Konuşmayı sevmiyorum biliyorsun ama sen dinlersen konuşurum. Sesten de yorulurum ama ses senin sesinse... Ağlamak istiyorum ama ağlayınca kendimi açıklamadan anlayacak insan yok. Ne tarafa gitsem insanlar var, ne yöne baksam bir insan eşgali. Çevirmiyorum yüzümü daha çok onlara. Daha çok insan tanımak da istemiyorum, hem beni de görmesinler. Görmesinler işte...
Ne gel diyeceğim ne özledim
Şunu bil istedim:
Sol yanım çok acıyor...