Düşüncelerin sürekli dönüşüm halinde olması yani değişebilirliği aşırıya kaçma durumunda insanı köksüz hissettirebilse de ve kimilerince tutarsızlık olarak nitelendirilse de insanın yeni umutlara ve meraklara tutunmasına yarıyor. “Şu an kötüyüm ve bu ömür boyu sürecekmiş gibi hissediyorum.” cümlesi gelecek hakkında şimdiden hüküm vermek anlamına geliyorken “Duygu ve düşünceler bir devinim halindeyse gelecekte de şu anki duygularımın esiri olmayacağım.” sözleriyse bir umut ve merak barındırıyor içerisinde. Bir zamanlar şiddetle savunduğum şeylerin gözümde değerinin eksilmesi başta bir şaşkınlık ve korku yaratsa da gelecekteki benin şimdikiyle aynı kişi olmayabileceğine dair anlayışım o umut ve merak duygumu yeniden ateşleyip beni daha çok hayata bağlıyor. Mutlak ve değişmez olarak varsaydığımız şeyler değişim isteğimize rağmen bizi olduğumuz yere çakılı kalmış şekilde bırakabiliyorken, düşünce dünyasında değişime cesaret edebilmek o çakılı kaldığımız yerden gelecek hakkında verdiğimiz hükmü boşa çıkarıp kendimizi farklı limanlara doğru yol alırken bulmamızı sağlıyor. Ve düşünce dünyalarının hiç değişmemesi ile övünenleri konu edinmekle uğraşmayacağım burada. Sözlerim gözlerini biraz olsun ufka dikmiş olanlara. Çünkü ufka bakabilmek, insanın henüz yaşanmamış olana duyduğu merakı tümüyle kaybetmemiş olması demek biraz da.