hailey

hailey
@dusunceleriminbasucunda
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 23:07
Son birkaç aydır hayatımın çok depresif bir döneminden geçiyorum. Çok fazla pişmanlık duyduğum, sürekli hala yaşıyor olmanın amacını sorguladığım bi dönemde resmen imdadıma yetişti aslında bu kitap. Spoiler vermeden nasıl bahsedilir bilemedim o yüzden kitaba dair bir detay veremeyeceğim ama gerçekten kitabı bitirdikten sonra hissettiğim ana duygu ferahlık oldu. İçim rahatladı ve son zamanlarda kafama taktığım çoğu şeyi aslında pek de umursamamam gerektiğini bana hatırlattı. Hayatı mükemmel yaşamak için uğraşmaktan yaşayamıyoruz aslında. Çok akıcı ve kolay bir dili var, en fazla 2 günde bitiyor ve emin olun harcadığınız zamana da değiyor. Çokça tavsiye ederim, özellikle de umut etmeye ve hayata tutunmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde herkes okumalı.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Reklam
Labirent-Deli Sarayı: Newt'in bakış açısından bir devam kitabı
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Labirent serisini ilk okumaya başladığımda 14-15 yaşlarındaydım. O dönemde o kadar çok hoşuma gitmişti ki bütün seriyi kısa bir süre içinde bitirmiştim. Okuma alışkanlığımı bana kazandıran seriler arasında olduğunu da söyleyebilirim aslında. Şu anda 20 yaşındayım ve hala bu serinin bende çok ayrı bir yeri var. Tabii ki zamanla herkesin büyüdükçe kitap zevkinde değişim olur, bu değişimi ben de yaşadım ve şunu fark ettim ki artık kitaplarda biraz da edebi bir dil arıyorum sanırım. Eğer eskiden beri bu kadar değer verdiğim ve özel bulduğum bir seri olmasaydı ve ilk defa şu anda okumaya başlasaydım sanırım seriyi bitirmezdim bile. Neyse, bu kitap özeline gelecek olursak dediğim gibi edebi yönüyle değil de konusu ve aksiyon sahneleriyle aslında öne çıkan bir seri. Ancak bu kitapta aksiyon sahnelerinde de eski zevki alamadım. Zaten kitap 3. kitap olan Son İsyan'la eşzamanlı olarak gerçekleşiyor ve 3. kitapta Thomas'ın başından geçenler anlatılırken bu kitapta Newt'in başından geçenleri okuyoruz. Eğer ki bu seriyle özel bir bağınız yoksa bu kitabı bence okumanıza hiç gerek yok. Tamamen fan service diyebileceğimiz bir kitap. Dashner belki biraz para kazanmak için ya da belki hayranlarının gönlünü yapmak için kısa bir ek kitap yazmış diyebiliriz aslında. Ama eğer bu seriyi çok seviyorsanız -özellikle de Newt'i- bu kitabı da bence sevebilirsiniz. (Buradan sonra yorumum bundan önceki kitaplarla ilgili spoiler içerecektir.) Newt benim ta ilk kitaptan beri en sevdiğim karakter oldu hep, hatta sadece bu seride değil genel olarak kurgusal karakterler arasında da en sevdiğim en özel karakterler arasındaydı hep. O yüzden bu kitapta Newt'in kendiyle çatışmalarını, deliliğin kendi üzerindeki etkilerini ve duygu değişimlerini okumak çok hoşuma gitti. Bol bol ağladım :) Dashner bu
Labirent: Deli SarayıJames Dashner · Pegasus Yayınları · 2021466 okunma
6/10
·167 syf.··
2021 1. kitabı
Çocukluğumdan beri Ankara'ya dair hep özel bi sevgim ve hatta hayranlığım oldu. Sırf bu yüzden üniversite tercihlerimi bile hep Ankara yönünde yaptım mesela. Bu yüzden bu kitabı da sosyoloji öğretmenimizin tavsiye ettiği kitaplar listesinde görünce çok büyük bir heyecanla aldım kitap başlığında Ankara geçtiği için. Kitap çok güzel bir şekilde başladı. Küçük Suna'nın gözünden Ankara'daki sıradan bir ailenin hayatını okuduk. Emel'le büyüyen arkadaşlıkları, Ömer ve Gülay'ın ilişkisi... Kitap aslında Suna'nın gözünden okuduğumuz kısımda çok güzel ilerliyordu bence. Sonra Emel'in gözünden anlatılan kısım da başta güzel ilerlese de, sonrasının çok yarım bırakıldığını düşünüyorum. Evet yazarlar bazen olayları okuyucunun hayal gücüne bırakmayı severler ama bu kitapta sanki direkt geçiştirilip bırakılmış gibi bir hava vardı. Emel'in kısmından sonra Ömer'in kısmı ise tamamen alelacele yazılmış gibiydi sanki. Böyle güzel ve sıcacık bir ortamla başlamış kitabın sonunun da buna değer olmasını isterdim açıkçası.
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,642 okunma