İnsanlarla arama duvar örmeyi babamdan öğrendim.
1000Kitap
olmamasına razıyım. oluyormuş gibi olmasın yeter. elinizden geleni yapdıkdan sonra , hala da olmuyorsa , o zaman ayağınızdan geleni yapın: gitmek gibi mesela. dayanılmaz olan aslında yaşam değil, insanlarmış. " pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim.. güzel bir dilekti, belki düzgünce dileseydim.. benim yalnızlığım insanlarla dolu.. bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksama anı. en iyiyi ararken, iyiyi kaybediyorsunuz. "sein" sözcüğü almancada iki anlama gelir:"var olmak" ve "onun olmak." dışarıya kapanmak esasen içeriye açılmaktır. huzur mu istiyorsun? az eşya, az insan.. kendine bir engel arayarak vaktini boşa harcama. belki de hiç engel yoktur "kör bir kuş gibi. nerede sert bir duvar var oraya çarpıyorsun."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İran'daki bir duvar yazısı.
"Devrim bir kadının evidir çünkü kalacak başka bir yeri yoktur."
Hayata Dair
Burası Hz. Amine validemizin; "Her başlayan biter, her gelen gider, her yeni eskir, her taze bayatlar, her güzel çirkinleşir, her yaşayan ölür."dediği dünyadır. Her çiçek solar, her duvar yıkılır, her kuşun kanadı çürür. Galip olan yalnızca Allah'tır. Baki olan yalnızca odur.🌿
1000Kitap
“Delikanlı; kalelerin en zayıf olduğu yer neresidir bilir misin? Kapılarıdır, kaleler oradan düşer. Ağaçların en güçsüz olduğu yer, güneşi en az gördüğü yerdir. Ağaçlar oradan kırılır. İnsanın da en savunmasız yeri kalbidir, en kolay oradan girilir. Yanlış insan girdimi vay haline… Kale olsan düşersin, duvar olsan çökersin, ağaç olsan kırılırsın! O yüzden oradan kimin gireceğine dikkat et.
Müzik
Yaz nezlesi Yaz gelmesiyle bir de sonuç itibariyle yazmaya başlamak gibi bir sorunum vardı. Kalışlarımın sınıfta kalmakla bir ilgisi olması için bahsi geçen mevzuyu ortaokulda matematikten karnemde iki almak sandığım yıllardan 25 yıl sonrasında 5 günü 24 leri birbirine ekleyerek 116 bulmakla ne kadar çok eklemişim diye düşünmek arasında olmaya benzetişlerim işte onlar asıl karnemi babamdan saklamama sebep olmalıydı. Laletayin düzenle küçük gri kupaya yerleştirdiğim minişli fosforluları postit kutusunun üstünden kim alabilirdi düşüncesiyle boğuşurken hayat bana gülmez edalarıyla son kez adres yanlış yazılan bir faturayı arkadaşıma uzattım ki görsün gerçekte olmayanlar neyle ilgiliydi. Yaptırdıkları yaptıramadığı mutfak tadilatlarına eş değer göstermeyen zatı alilerinin nadide olduğu sanrılarıyla yaşlanan kalıplaşmış merhametli haşlanmış yumurta paketleri saklayıcıları ayakkabı bağlayıcıları ve kuaförlerimizin işlere el atmasın diye umutlandığımız yıllar geride kalmıyordu bir türlü zira her bir umut kırılmaktan eski haline dönemiyordu. Halden anlayan kesim dondurma kestirerek bizle yarışıyorken garipsediğimiz dehlizlerde eflatun saçan duvar ışıklarıyla kapıyı arıyorduk. Sonuçta kapıdan girecek olma korkusu bile rüyadan ter içinde uyanmamıza yetiyordu. Bir süre terli olduğumuzu fark edemiyorduk çünkü evde sular kesik olabilirdi. Derken çok kalbi geniş bir zamanların derman ablası ile karşılaşıyorduk. Mezar taşı üretiminde görevli mermer ustalarının pek uzağında olmayan yakın bir cenahında nefes veren tuhaf bir yaratık bize doğru yaklaşıyordu fakat bu bir uzay aracı olamazdı zira biz uçmuyorduk Sesleri takipte kalıp dar geçitli çopstiklerimizi çöpe atmalı mıydık diye düşünebilmek için videolar izliyorduk. Evde üstüste giydiğimiz hırkalarımız yeni yaz modasına uyum