Bardamu

8/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
Bukowski’nin çocukluğunu ortaokul, lise ve üniversite yıllarını anlatıyor. Otobiyografik bir kitap, sert ve net bir üslup, sinirlendiren, üzen iğrendiren, olaylar ve bir bireyin toplum dışına itilişi belki de kendini toplumdan çekişi. Kitapta da bolca geçen ‘’ERKEĞİM BEN, BEN YAPRIM.’’ veya ‘’SERT BİRİSİYİM BEN.’’ gibi cümlelerden anlaşılacağı gibi erkekliği, sert ve güçlü biri olmak olarak yanlış anlaşılmış Henry Chinaski ve çevresinde. Zorbalık ile karıştırıldı. Sarhoş olmayı doğar doğmaz seçmedi. Sadece toplumdan, arkadaşlarından, ailesinden , kadınlardan iğreniyordu ve her tarafta onlar vardı. İçkinin etraftakilerden bir süreliğne uzaklaştırdığını fark etti ve sarhoşluğu seçti. Hiçbir şey olamamak gibi bir amacı vardı çünkü ne zaman bir şeyler olamaya çalışsa ya dışarı itildi ya da dayak yedi. Henry Chinaski sevilmedi hiçbir zaman, hep aşağılandı kabul edilmedi. Kabul edilmek için sert olmayı denedi ancak beceremedi. İnsanların verdikleri emeklerinin karşılığında aldıkları bir hiçti Henry’ e göre üşendi ve uykuyu seçti. Bazen de bilerek sadece onları sinir etmek damarlarına basmak için konuştu. Bir yerlerde ‘’Onlar benim göremediğim neyi görüyorlar da bu kadar mutlular.’’ diyordu. Onlar senin ne gördüğünü görmüyorlar ondan dolayı mutlular. Senin kadar hayatı, yaşamı, iğrençlikleri görmemişlerdi. Acı çekmemişlerdi. Okula arabayla gelip kızlarla takılırken mutlu olmamak zor zaten. Mesele iki üç çimen uzun kalmasından dolayı dayak yerken mutlu olmaktı. Kütüphaneye gitmeye başladığı zamanlarda da yazarları yorumlarken Altan alttan nasıl yazacağından da bahsediyor. Hemingway için ‘’Cümleyi oturtmayı biliyor.’’ diyordu. Kendisi de oturtmayı biliyor. Sert, canlı ve tutku dolu cümleler. Patlamaya üşenen bir yanardağ… ‘’Peki diyordum, kendi
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·95 syf.··
2021 12. kitabı
(Spoiler, yazım hataları, doğruluğu şüpheli fikirler olabilir hepsi için kusura bakmayın) Okuyan her her kişinin kültür birikimi, tecrübeleri düşünceleri farklı olduğundan kitap hakkında düşünecekleriniz de çok farklı olacaktır. Tutmak istiyorum kitabı sürekli bir yerlerinden tutmak istiyorum. Neresinden nasıl, neyi tutmak istiyorum bilmiyorum ama bir yerinden tutmak iatiyorum. Ama tutamıyorum elim afyonun dumanının içinde kayboluyor. Tuttuğunu zannediyorsun ama tuttuğunun gerçekten var mı yoksa rüya mı halüsinasyon mu kavrayamıyorsun. Bir şeylerin farkındayım ama işte o ne? Hani bir gün babaannenizin karyolasına gözünüz takılıp "dur şu karyolanın altında ne var" diye oraya bakmaya başlamızşınızdır elini karanlıkta bilinmeyen bir şeylere çarpıp kaybolmuşturya işte aynen öyle hissediyorum. Ailesi ile ilgili sıkıntıları var, ailesi ve aşk hayatı(varlığı şüpheli) ile ilgili bir olay var ama ne? Olmaya da bilir. Karyolanın altına benzeyen şey Sadık Hidayet'in zihni. Girdikten sonra kapıları kapanan çıkmak için tünel kazmak isteyen ama kazdıkça daha da beter olan bir zihin. Ciddi sağlam üzerinde emek harcanmış metaforlar var ama bunlar, Sadık Hidayet'in kendini kitapta afyon dumanının ardına gizlemesi gibi, çok zor fark ediliyor. Fark edince de gene aynı yere çıkıyorsunuz gerçekten var mı yoksa halüsünasyon mu? Varsa da anlamı ne, ne anlatmak istiyor? Yazarın hayatı kariyeri de çok farklı olduğundan kendinizle pek de bir yeri bağdaştıramıyorsunuz. Karlı bir dağda kaybolmuş gibisiniz bir ağacı defalarca kez gördüm diyorsunuz sonra da dur yoksa bu ağaç farklı mı diyorsunuz. Sadık Hidayetin kendisi yok kitabın içinde, kendisinin gölgesi var. Gölge ışığın saydam olmayan bir cisimden geçemeyen kısmı ile cisim tarafından engellenmeyip ışığın geçen kısmının yüzeyde
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma