O her yerde. Yeni doğan bir bebeğin hayata başlamasında katkısı var. Biri öldüğünde Hekate’nin yardımıyla çıkıyor son yolculuğuna. Çünkü Hekate aynı zamanda kuşatıcı, koruyucu ve dönüştürücü bir dişi enerji. Eski zamanlar da bunun böyle olduğuna inanırdı.
Atalarımız, Doğa’nın sesini dinlemeyi bilirdi. Bu yüzden bizden çok daha bilgelerdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hekate hala yaşıyor. Çünkü diğer mitolojik tanrılar ve tanrıçalar gibi Hekate’de bir arke tip. Kocasız, çocuksuz, varlığını kimsenin özellikle de bir erkeğin varlığına bağlamayan, kendi başına dimdik ayakta duran ve tam da bu yüzden korkulan ötelenen kadınların ta kendisi.
Modern zamanların en popüler, günümüzde adı en çok zikredilen ilahisi Hekate. Son zamanlarda Türkiye’de de yaygınlaşan ve kökleri eski paganizm dayanan Wicca akımında çok değer verilen bir tanrıça olmasıdır bunun nedeni.
Modern İngilizcede ‘cadı’ anlamına gelen ‘witch’ sözcüğüne kaynaklık eden ve eski Anglosaksan dilinde aynı manaya gelen ‘wicca’ nın yeni bir akım olarak ortaya çıkmasını sağlayan kişi Gerald Gardner’dı (1884-1964). Bu noktada ’wicca’ kelimesinin ‘bilge insan’ manasına geldiğini de ifade etmek gerekir. Doğanın gizemlerine hakim olan ve evrendeki her unsurun yapısında bulunan kutsallığa saygı göstermeyi düstur edinen insanların bilgeliğidir burada söz konusu olan.
Wicca akımına göre, eski Paganizm de olduğu gibi evrende temel olarak iki yaratıcı güç bulunur. Bunlardan biri erkek tanrı diğeri ise dişi tanrıçadır ve ikisi birlikte bir bütünlük oluşturur. Evrendeki yaratıcı gücün dişi ve erkek yanlarını temsil eden tanrıya ve tanrıçaya verilen isimler ise kültürden kültüre dönemden döneme farklılık gösterir.
‘Üçlü tanrıça’ sembolünde ifadesini bulan dişi güç, tüm besleyici, koruyucu gücüyle yeryüzünü ve pek çok kültürde kadınlıkla irtibatlı görünen Ay’ı temsil ederken ‘boynuzlu tanrı’ sembolüyle gösterilen erkek tanrı ise tanrıçayı güneşi ile ve yağmuruyla derleyen eril kuvveti ifade eder.
Aslında tanrıça’nın kendisine saygı duymayanlara ve evrensel uyumu bozanlara yönelttiği yıkıcı bir gücü de vardır. Gevşek tarım toprağına, kurallarına uygun biçimde yapılmayan evleri yerle yeksan eden, ağaçları kesenlere selle ve heyecanla karşılık veren o güçle başa çıkmanın tek yolu ise Doğa’yla uyum içinde yaşamaktan ve ona saygı göstermekten geçer.

Hekate olmak aynı zamanda bozulmuş bir erilliğe de tepkidir; hatalarını onların yüzüne vuran, intikamını alan ve ataerkilliğe ders veren bir dişil güç olmaktır.