@nihanka7, İyi Aile Yoktur kitabıyla beni çok etkilemişti,yaralarımı farketmiş ve çocuğuma yaralı bir çocukluk bırakmamak için neler yapabileceğim konusunda uzun uzun muhakeme etmiştim kendimle. Çocuğa yaklaşımı ve hassasiyeti tam da olması gerektiği gibi dedirtmişti hep okurken. İyi Toplum Yoktur kitabında da günlük hayatta toplumun bireyi istismar biçimlerini yine son derece cesur bir kalemle anlatmış. Beynimde şimşekler çaktırdı okurken ve çok düşündürdü beni. Her sayfada notlarım ve altını çizdiğim onlarca cümle var.
Düğün, sünnet ve bunun gibi her türlü törenin, biz özneyiz zannederken bizi nasıl nesneleştirip, toplumun kuklası haline getirdiğini,
Toplumun en çok kadını ve çocuğu kurban etmeye meyilli olduğunu ve bunu kız çocuklarının zihnine daha küçücükken nasıl empoze ettiğini,
Türk toplumunun kadına olan 'hizmetçi' bakış açısını,
Ev işlerinin bir kadının omuzlarındaki en ağır yüklerden biri olduğunu, eğer bu kamburu sırtımızdan atmaz, sınırlar çizmez, vaktimize ve hayatımıza sahip çıkmazsak içimizdeki yaratıcı gücü yok edeceğimizi, kendimizi yaratmazsak ne evliliğimizi ne anneliğimizi sağlam ve sağlıklı temeller üzerine inşa edemeyeceğimizi,
Hayatımızın biz neye inanıyorsak ne yapıyorsak ve yapmak istiyorsak o olduğunu, başkalarının 'o öyle olmaz' diye çizdiği sınırların sadece zihnimizde var olduğunu , bunları ancak bizim yıkabileceğimizi ve hayatımızı nasıl yaşamak istiyorsak öyle yaşayabileceğimizi, başkaları ne der diye yaşarsak, kendi değer ve benliğimizi bir yerlerde kaybedip, başkaları için yaşayıp ömrümüzü tüketeceğimizi çok çarpıcı bir üslupla anlatmış.
Kadınların asla bitmeyen ev işlerine hapsolup, kendi benliklerini ve yaratıcı güçlerini yitirmediği, törenlerle, geleneklerle köleleştirilmediği, böylece daha mutlu, üretken, aktif olduğu ve mutlu