Hışır hışır bir sürü ayak sesi gecenin içinde. Başkaca ses sada yok. Çalılara,otlara, toprağa sürülen ayak sesleri. Geceye, kocaman bir deniz dalgası gibi yükleniyor.
Karanlık kavuşuyordu ki,Anavarzanın başına çıktılar. Bazı yerlerde ipil ipil yanan ışıklarıyla gece içinde uzanıyordu. Ceyhan suyu kara bir şerit gibi kıvrım kıvrımdı. Aktozlu köyü büyük bir duman çökmüşcesine karanlık karanlık tütüyordu.
"Toplayacağım köylüleri başıma,tel üstüne tel Ankaraya. İsyan çıktı diyeceğim. Dağları eşkıya aldı. Küçük bir eşkıya hükümeti kuruldu. O zaman hükümet bir alay, yahut bir dağ fırkası gönderecek buraya, seninkiler tamam. Yakalayacaklar hepsini. Koca Kürt isyanını bastırdı bu hükümet, iki çarık çürük eşkıyaya hele hele...
Gün battı,ortalık karardı. Duman içinde kalmış Çukurovanın üstüne kara bir perde indi. Gökyüzü yıldızlarla örtülüydü. Yıldızlar döşenmiş gibi üst üsteydiler. Doğudaki bir yıldız kümesi kıvılcımlanır gibiydi. Arada bir,bir yıldız akıyordu. Yıldızlar akıp,karşı dağın ardına gidiyorlardı çoğunluk...
bakıp duracaksın
nereden eser sevincin kor fırtınası
ağırdan batan güneşin
yüreği kanatan yazgısı nerede son bulur
bakıp duracaksın
günden güne, sürüp giden çağlar boyunca
yerli ve hem yersiz
iki gönül arasında...