Mesela orada karşımda oturan bir kız öğrenci var: Giyinişi, konuşması, hareketleri ile tamamıyla farklı bir sosyo-ekonomik düzeyden, eğitimden gelmiş bir genç kadın. Ama o bana baktığı zaman beni görmüyor bile. Çünkü kendi çarkı içerisinde insanın özünü değil, görünüşünü görmeye programlanmış bir kültürden geliyor. "Can"a değil, "yüz"e odaklanan bir kültürde büyümüş. Ben ise farkında olmadan onun kültürünü üstün kabul ediyor ve yüreğimdeki zenginliklerden birhaber acı çekiyordum.
Kişi ekibin sorumlu bir üyesi olduğunu anladığı zaman hayatta artık sorunlar yerine çözümler üretmeye başlar. Ekibini, yani "biz"ini keşfedememiş insan sorunun bir parçası olarak yaşamaya devam eder.
Demek ki önce bir birey olduğunun bilincine varacaksın, sonra ekibin üyesi olduğunu görüp sorumluluk alacaksın ve kendin de dâhil herkesin hayrına sorun çözmek için kolları sıvayacaksın. Bu adımlardan geçemiyorsan çözüm değil, sorun kaynağı olursun.
İçinde büyüdüğüm ortamda başarımın diğerleriyle kıyaslanarak belirlendiğini öğrenmiştim. Başarının sonuçta değil, süreçte yaşandığını anlayıncaya kadar uzun süre acı çektim.