Dostlarımız, biz değiştikçe eski tahtalarımızı tekrar bir araya getirirler. Düşmanlarımız yeni bizi yok etmeye çalışırken, dostlarımız eski bize sımsıkı sarılırlar. Her ikisinin de temel vasfı, kim isek o olmamıza asla rıza göstermemeleridir.
Bizim kuşağın ebeveynleri, çocuklarının okuyup büyük adam olmasını isterlerdi. Biz ise çocuklarımızın süper kahraman olmasını istiyoruz. Öte yandan, onların üzerine titriyoruz. Sokağa çıkmalarına izin vermiyoruz. Prizlere otomatik kapak, dolaplara, otomobil kapılarına kilit uyduruyoruz. Emniyet kemerleri evreninde yetişen çocuk, sahiden güçlü olabilir mi?