Biri fabrikada diğeri de mağazada bütün gün çalışmaktan yorulmuş, karınlarını doyuruyorlardı. Zavallı moruklar. Acınacak haldeydiler. Ropdöşambrımı giyip sevgi dolu tek çocuk rolüne büründüm.
Centilmen gibi konuşarak bu çıtırı yumuşatmıştım, bu yüzden kapıyı kapatmayı ihmal etmişti, oysa kapatmalıydı, ne de olsa gece vakti gelen yabancılardık.
Görülüyor ki "mevki sahibi" iki kişi çatışma içine girince yasa, kural, kimin haklı olduğu konularından önce, "Kimin daha fazla forsu var!" yarışması ortaya çıkıyor. Mevkii ve forsu olan, geleneksel kültür çerçevesinde, yasa ve kuralların üstündedir.
Bir başka ifadeyle, "Yasa karşısında herkes eşittir," değeri, çağdaş olduğumuza kendimizi ve daha da önemlisi, başkalarını inandırmak için yazılmış, günlük yaşamımızda canlılık bulamamış, göstermelik bir değerdir.