Tuğba

Devlet bir hizmet örgütüdür, yurttaşlara hizmetin ötesinde başka bir anlamı yoktur.
Sayfa 289·Kitabı okudu
Reklam
okurken bunalıyorum, yaşarken nasıl böylesine sakiniz
Özgürlükçü çağdaş anlayış: Değişim yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır, iyidir, gelişmenin ve ilerlemenin temelinde yatar. Değişmeden kaçınılamaz, ne var ki değişimi istediğimiz yöne yöneltebilme gücümüz vardır. Geleneksel otoriter kültür: Değişim, kurulu düzeni tehdit eder; sürekli denetim altında tutulması gerekir. Gelenek ve görenekleri olduğu gibi korumak, istikrarı sürdürmek, değişimden daha önemlidir.
Sayfa 286·Kitabı okudu
Geleneksel otoriter kültürü oluşturan temel değerler arasında "akılcı olma", "bilimsel olma", "eleştirici olma" gibi çağdaş öğeler yoktu. Cumhuriyet reformları, bu öğeleri, Türk toplumunun temellerine koyma girişimidir. Cumhuriyeti kuranlar, bu sosyal reformlar sayesinde, Avrupa'nın "hasta adamı olan Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküntüsünün altından, zinde ve gerçekçi bir toplum çıkacağını umuyorlardı. Ne var ki Türkiye içindeki "yobazlar" ve "hasta adamın mirasını paylaşmak isteyen dış güçler, bu girişimin başarılı olmasını istemiyorlardı.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Kitle iletişiminin büyüyerek örgütlenmesi sonucu birey, farkına varmadan kitle iletişim kaynaklarının etkisi altına girer ve iletişim merkezlerinin hazırladığı kalıplar içinde kendini algılamaya başlar. Televizyon reklamları, moda dergileri, ideolojik akımların sloganları, bireyin yaşamında annesinin, babasının, aile ye okul çevresinin etkisinden daha büyük bir güce kavuşma yolundadır. Kişinin sorunlarının ne olduğunu ya da ne olması gerektiğini örgütlenmiş, güçlü iletişim merkezleri kendisine empoze eder.
Sayfa 267·Kitabı okudu
"Bir ulusun ilerlemesi her şeyden önce o ulusun bireylerinin gelişmesine bağlıdır. Bireylerinin potansiyelini geliştirmeyen ve onların şevkini kamçılamayan bir ulus ekonomik, siyasal ya da kültürel hiçbir yönde kalkınmayı gerçekleştiremez. Gelişmemiş ülkelerin çoğunun temel sorunu doğal kaynaklarının kıtlığı değil, insan kaynaklarının kıtlığıdır. Bu yüzden gelişmek isteyen uluslar önce insan kaynaklarını geliştirmeye ve değerlendirmeye yönelmelidirler. Bir başka deyişle önce eğitim düzenlerini geliştirmeli ve bireylerine kalkınmada yararlı beceriler verebilmelidirler. Bir ulusun üyelerinin umutlu oluşu, ruhsal ve bedensel yönden sağlıklı oluşu, toplumsal kalkınmanın önde gelen koşullarındandır."
Sayfa 264·Kitabı okudu