Her seferinde babamın neşeli sesine kanıp yanına geliyorlar. Sonra onları sözde kızdırır gibi yapıyor. Köpekler hemen oyuna katılıyorlar. Şakadan hırlayıp saldırıyorlar. Babam onların başlarını okşuyor. Sevecen. Onlar kuyruk sallayıp babamın gözünün içine bakıyorlar. Babam birden boyunlarına sarılıp güreşmeye başlıyor köpeklerle. Köpekler de coşuyorlar. Isırmadan, ona hiç zarar vermeden boğuşuyorlar. Boğuşuyorlar. Boğuşuyorlar...
Sonra babam birden boyunlarını kırıyor.
Köpeklerin.
Her seferinde. Tak diye.
Seyirci, gözü iki çeşme ağlar. Seyirci aile trajedilerine hiç dayanamaz. Hep ağlar. Sanki kendi trajedisi yokmuş gibi başkalarınınkine bakıp bakıp ağlar.
Babaların öfkelenişine, annelerin bu öfkeden edepsizce tat alışına tanık olan her kutsal çocuk, o tanıklıktan biraz daha yaşlanmış ve biraz daha eksilmiş ve biraz daha delirmiş olarak yeniden doğar.