tuana, dallarına karlar yağıyor tuana
ay, yüreğine ayaz vurur da
sen üşürsün oralarda
uyan, artık uyan
kara gülüm zaman yok, kara gülüm
mekan yok
tut, asırlık umutlarla acılarla
tut, bırakma peşini hayatın ateşini gel
ah, akıp gider oyun akıp gider
devam eder hayat
ah, uyan da gel tuana
yüreğim kan ağlıyor
sana söz yine baharlar gelecek
sana söz ışık sönmeyecek
ölüm yok ki tuana uyan
şimdi yaşanacak...
Behey! kaburgalarında ateş bir yürek yerine
idare lambası yanan adam!
Behey armut satar gibi
san'atı okkayla satan san'atkar!
Ettiğin kar
kalmayacak yanına!
soksan da kafanı dükkanına,
dükkanını yedi kat yerin dibine soksan;
yine ateşimiz seni
yağlı saçlarından tutuşturarak
bir türbe mumu gibi damla damla eritecek!
Çek elini san'atın yakasından
çek!
Çekiniz!
Bıyıkları pomadlı ahenginiz
süzüyor gözlerini hala
koyda çıplak yıkanan Leyla'ya karşı!
Fakat bugün
ağzımızdaki ateş borularla
çalınıyor yeni san'atın marşı!
Yeter artık Yenicami tıraşı,
yeter!
Ayağa kalkın efendiler...