Hepimizin içinde harekete geçmek isteyen, doğuştan gelen yaratıcı bir güç
vardır. Bu, potansiyeli ortaya çıkaran özgün aklımızın bir armağanıdır. İnsan aklı
doğuştan yaratıcıdır, sürekli olarak nesneler ve fikirler arasında bağlantılar ve
ilişkiler kurmaya çalışır. Keşfetmek, dünyanın yeni taraflarını ortaya çıkarmak ve
buluşlar yapmak ister. Aslında en büyük arzumuz bu yaratıcı gücü ifade
etmektir ve bunu bastırmaya çalışmak kapıldığımız umutsuzluğun kaynağıdır.
Yaratıcı gücü öldüren yaşlanma ya da yeteneksizlik değil, kendi ruhumuz ve
tutumumuzdur. Kazandığımız bilgiyle fazla rahatlarız, yeni fikirler üzerinde
düşünmek için gerekli çabayı harcamaktan korkarız. Daha esnek düşünmenin
riskleri vardır : başarısız olup alaya maruz kalabiliriz.
Tanıdık fikirler ve alıştığımız düşünme biçimiyle yaşamayı yeğleriz ama bunun
için ağır bir bedel öderiz : yenilik ve meydan okuma olmayınca zihnimiz ölür,
alanımızda bir sınıra ulaşırız, değiştirilebilir duruma geldiğimiz için kaderimiz
üzerindeki denetimimizi yitiririz.
Günün Kuralı : Aklının istediğini yap : Keşfet, düşün ve yeni fikirlere kucak
aç.
R.Green