Ayşenur

Ayşenur
“En çok da bir sabah uyanıp da hayatının geçip gittiğini gör­mekten korkuyordu,”
Alıntı
Reklam
“Hepimizin içinde bir boşluk bulunur,” dedi Del bir süre son­ra. “Buna eksiklik de denebilir. İhtiyaç duyduğumuz fakat itiraf etmek istemediğimiz ya da başka biri tarafından tamamlanana dek farkına bile varmadığımız bir eksiklik.
Alıntı
Gözyaşlarının beyhude olduğunu da biliyordu. Pişmanlıklar, hayata en baştan başlamasını sağlamazdı ki... İlerlemenin tek yolu vardı, o da azimle devam etmekti.
Alıntı
Balkabaklı latte nefreti, toksik erkekliğin, hayattaki en basit şeyleri bile nasıl mahvettiği­nin en iyi örneklerinden biri. Eğer kadınların büyük çoğunluğu bir şeyden hoşlanıyorsa toplum otomatik olarak bu şeyle dalga geçmeye başlıyor. Aşk romanları gibi mesela. Kadınlar seviyorsa saçma olmalı, değil mi?”
Alıntı
Tuhaf Bir Aşk
Kırılıyoruz, ya sen ya ben ya da kırılmışlığımız öyle derin öyle onarılmaz bir yol arıyor yüzeye vurmak için bir bahane. Onarılamıyoruz onaramıyoruz, ekimiz görünmeden sen ve ben aramıza gerilen sahte deri katılaşmış, çatlayabilir ancak, çatlıyor sızıyor kan senden ya da benden bazan ikimizden bilemiyoruz yaşamayı severek ve sevmeden belki hem severek hem sevmeden böyle parçalanarak dağılarak mı ölünür? dünyaya bir bütünlük bırakmadan oysa ölüm bile usul usul yaşama benzer yaşama benzer
Şiir
Reklam