hemen hemen herkesin okuyup hakkında bilgi sahibi olduğu bu kitaba ben de bir yazı bırakmak istiyorum çünkü düşüncelerimi tıpkı gözyaşlarımda da olduğu gibi içimde tutamıyorum. aslında kitabın kapağını kapattığımda sarılarak ağlama ihtiyacı duydum bu şekilde zehra ve mürşit bey'in yanında olmuş olacaktım fakat yapamadım bu beni hayli üzüyor çünkü kitabı okulumuzun kütüphanesinden ödünç almıştım hasar almasından endişelendim her neyse kitabımız öğretmen zehra hanım'ın hayranlık uyandıran, kasabada herkes tarafından sevilen, azimli, saf kişiliğinden bahsederek konuya girer. fakat bir eksiklik vardır "acımak" duygusu. hayat bu duyguyu belki de en acı şekilde tattırır ona. üstelik sadece zehra hanımla kalmaz okuyucularına da dorukta işler bu duyguyu. ne acıdır değil mi sevmek ihtiyacı duyduğum, en çok desteğini aradığın kişiyi yanlış tanımak sebebiyle nefret etmek zorunda bırakılmak. bu duygu beni her zaman korkutmuştur hep yanlış anlaşılmaktan korkmuşumdur ki kitapta bu sebeple kendimi fazlaca buldum ve kitap bittiğinde de şöyle bir kapatıp ailemi düşündüm acaba benden gizledikleri, yansıtamadıkları ne gibi acı duyguları var ve ben yanlarında olamıyorum ki belki de sebep oluyorum. ah hayat çok hassas bir yer kesinlikle daha çok dikkat etmeliyim. duygularda olduğu gibi seçimlerde de bir hayli dikkatli olmak gerek ki eserimizde de yine bu noktaya hayli dikkat çekilmiş. oturup yapılan hataları sorgulamamak ve gelecek için kaygılanmamak asla elde değil. ah bu eser hakkında söyleyebileceğim birçok şey var oturup saatlerce konuşabilir olumlu ihtimalleri düşünebilirim. iyi ki mürşit bey ve zehra hanım ile tanıştım. bu şekilde olmamalıydı belki ama elbet tanışmalıydım...
yine kardeşim için/sayesinde tanıştığım deniz, durmadan başını belaya sokan, ilginin üzerinde olmasını isteyen, farklı olmak isteyen bir çocuktur. deniz, ailesinin de isteğiyle ülke değişimi yaşamak üzere bir programa katılır. yeni ülkesi ona neler katacak bunları görüyoruz kitabımızda.
genelde çağımızın çocuklarının (hatırlıyorum birkaç sene önce aynı düşünceler ara ara aklıma gelirdi.) yaşadığı durum olan kendisini önde tutma çabası, öncelikli olma ihtiyacı, farkındalık oluşturma isteği sebebiyle topluma ve çevreye en çok da kendisine zararları dokunabiliyor. pek önemli nokta olan duygulara iste ciddi boyutta sorun oluşturabiliyor.
işte kitabımız bu durumu yaşayan bir çocuğun kişilik gelişimini gayet yalın,basit bir dil ve akıcı olay örgüsüyle sizi sıkmadan ele alıyor. bu durumda olan kişilerin şans eseri tanışıp okumasını istediğim bir kitap. eğer çevrenizde bunu gözlemlediğiniz birisi varsa bu kitabı sadece ona hediye edin size teşekkür edeceğine eminim. kitaplı günler!