Ortaokulda okuduğum bende iz bırakmış bir kitaptı.Yıllar sonra aynı merakla tekrar elime aldım. Başkarakter Zehradan çok babasının hikayesiydi anlatılan aslında.Başta Zehranın babasına olan öfkesine ortak oldum, sonrasında Zehra babasının hatıra defterini eline aldığı andan itibaren babasına olan öfkem sönmüştü. Çünkü kötü niyetli insanlar yazamazlar. Kötülüklerinin hatırasını kendilerine bile itiraf edemezler. Sayfaları çevirdikçe iyi niyetin ne kadar süistimale açık olduğunu anlıyorsunuz. Sadece iş yaşamında değil aile yaşamında bile hesapsız iyi niyet sunulunca insanın nasıl kaybettiğini görüyorsunuz. Her şeye rağmen sırf çocuklarının refahı için, kötü olmayı, çocukları tarafından bile kötü algılanmayı kabul etmiş bir babanın, tek başına ölmek zorunda kalan bir babanın hikayesiydi. Son sayfaya kadar sessizce okuyup kitabı bitirdikten sonra sessizce ağlamalık bir kitap. Bu arada babasını daha iyi anlamak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir:)