Fatma Zehra

Halbuki yüzüne dikkat etsen, ruhunun iç taraflarında nasıl külçe halinde bir yalanın saklı olduğunu görürsün. En korkunç yalan da budur: Kendimize karşı bile kullanacak kadar pençesine düştüğümüz bu derin ve gizli yalan...
Sayfa 199 - Yapı Kredi Yayınları 50. Baskı·Kitabı okudu
Reklam
Aklı başında olmayınca, böyle kandırılır işte insan
"Aklı başında adamlarla hiçbir iş görülmez. Bize, itirazsız inanacak ve düşünmeden harekete geçecek insanlar lazım! Bu gençleri romantik bir takım emellerle bağlamak, onlara kabadayıca sergüzeştlerin hasretini duyurmak ve bugünkü hudutları dar gösterip büyük arzularla beslemek ve böylece hepsini avucumun içine almak daha kolay ve daha muvafık..."
Sayfa 188 - Yapı Kredi Yayınları 50. Baskı·Kitabı okudu
"Fakat nasıl inanmalı?..Kendime inanamadıktan sonra...Bir gün içinde, bir kaç saat içinde kendimin ne çirkef olduğumu öğrendikten ve yirmi altı seneden beri saklamaya muvaffak olduğum aşağılık ruhumu bir karış önümde gördükten sonra, kim olursa olsun, bir insana inanmak mümkün müdür?"
Sayfa 173 - Yapı Kredi Yayınları 50. Baskı·Kitabı okudu
Dünya kim?..Benden başka dünya var mı? Herkesin bir tek dünyası vardır, o da kendisi... Üst tarafıyla alakadar olmaya bile değmez... Zeki olmak, kuvvetli kafa ve bilgi sahibi olmak neye yarıyor? Bizi istediğimiz saadete götüremedikten sonra...
Sayfa 147 - Yapı Kredi Yayınları 50. Baskı·Kitabı okudu
"Zannediyorsun ki, hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz. Bir yerde bir bozukluk oldu mu, derhal orayı söküp atmak lazım!.. En kuvvetli insanın bile bazen ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkar edebiliriz? Böyle hadiseler hiç kimseye olduğundan daha fena, yahut daha iyi yapamaz!"
Sayfa 128 - Yapı Kredi Yayınları 50. Baskı·Kitabı okudu
Reklam