Kazaklar duaları, analarının kendilerine verdiği küçük ikonlat ve içinde memleketlerinin toprağı bulunan minik çıkınlarla birlikte bağlayarak, göleklerinin altına gizledirler. Ama öşüm, duaları taşıyanlara da taşımayanlara da aynı şekilde geldi.
''Geceyi bozkırda geçirip de üstüne örtecek balık ağından başka bir şeyi bulunmayan Çingene'nin hikayesini duydun mu? Soğuk iliklerine işlemeye başlayınca uyanmış, parmağını deliklerden birine sokmuş, sonra anasına dönmüş, 'Meğer burası cereyan ypıyormuş, ben de hava soğudu sandım', demiş.''
Sığırların çiğnediği ekinler tekrar doğrulur. Çiy ve güneşin etkisiyle ezilen saplar tekrar kalkar; önceleri, çok ağır bir yükün altında iki büklüm olmuş bir insan gibi, sonra dimdik başlarını kaldırırlar; değişen hiçbir şey yoktur ortada.