Değişen hiçbir şey yok, ama yine de her şey başka bir biçimde varolup gidoyor. Anlatamam. Yazamam. Bulantıya benziyor. Ama aynı zamanda onun tam tersi.
Bu güneş ve mavi gökyüzü sadece birer aldatmacaymış. Bu yüzden belki yüzüncü kez yanılıyorum. Anılarım şeytanın kesesindeki altınlara benziyor. Hani şeytan kesenin altın paralarla dolu olduğunu zannediyormuş da keseyi açınca ölü yapraklar bulmuş.
İnsan yalnız yaşadığı zaman anlatmanın ne demek olduğunu bilemez. Aniden konuşan ve çekip giden insanlar ortaya çıkar. Başı sonu olmayan hikayelere dalar. Ne dediğini, ne olup bittiğini sorsanız, bir daha aynı şeyleri söylemez.