Elif

...çünkü yasa eylemi cezalandırmak ister, sonucun intikamını almayı değil.
Sayfa 91
Reklam
Hiç kuşkusuz hak ancak devlet içinde koruma güvencesine sahiptir. Fakat hakkın kendisi devletten bağımsız olarak mevcuttur. Çünkü güçle o ancak bastırabilir ama asla ortadan kaldırılaamaz. Dolayısyla devlet insanın karşı karşıya kaldığı ve kendi başına değil, ancak başkalarıyla birlik olarak savuşturabileceği çok çeşitli saldırılarla zorunlu hale gelmiş bir konuma kurumundan başka bir şey değildir.
Sayfa 86
Devletin zorunluluğunun nihayetinde insan soyunun kabul edilmiş adaletsizliğine hukuksuzluğuna dayandığı burada anlaşılır. Haksızlığın, adaletsizliğin olmadığı yerde kimse devleti düşünmeyecektir çünkü kimsenin haklarını herhangi bir tecavüzden koruması gerekmeyecek ve vahşi hayvanların saldırılarına ya da doğa güçlerine karşı safi bir birlik devletle kastedilen şeye çok az bjr benzelik göterecektir. Şatafatlı sözlerle devletin insan varoluşunun en yüksek amacı ve çiçeği olarak gösteren filozod taslaklarının dar kafalılığını ve sığlığını bu bakış açısından açık biçimde görürüz. Böyle bir görüş dar kafalılığın ilahlaştırılmasıdır.
Sayfa 85
İnsanların kabiliyetleri farklı farklı olsa da hakları eşittir çünkü haklar kadar kabiliyetlere değil, fakat hakkım ahlakj doğası nedeniyle, benzer bir nesnelleşme aşamasındaki aynı yaşama iradesinin kendisini herkeste izhar etmesine dayanır. Ne var ki bu ancak bir kimsenin bir insan olarak sahip olduğu asli ve soyut hak için geçerlidir. Herkesjn kendi güç ve yetenekleri sayesinde elde ettiği mülkeler ve onun miktarı ve doğasıyla düzenlenir ve hakkına daha geniş bir alan sağlar; dolayısıyla eşitlik burada sona erer. Bu bakımdan daha iyi donanımlı veya daha faal olan kimse daha büyük bir çalışkanlıkla hakkını değil, fakat sadece onun kapsadığı şeylerin sayısını artırır.
Sayfa 84 - 85
Düşünsel yeteneklerin eğitime gereksinim duyduğu bir gerçektir, nasıl ki doğanın birçok ürünü, eğlencsli ya da yararlı olmaları için yönlendirilmeye gereksinim duyuyorsa.
Sayfa 63
Reklam