Tenhalığı seviyorum. Sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları,az rastlanılmayı,kendimle kalmayı kendimi saklamayı ve de sınırlarımı…
Değişen ben değilim
dönüşen savaş.
Artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya.
Yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...
Geceler...
yani
Ahmet Haşim'in kafiyeleri....